Linux Mint Debian Edition (LMDE) Güncelleme Paketi 4 Mate/Cinnamon-Xfce Kurulum ve İncelemesi



Bu yazımda, Linux dağıtımları arasında kararsızlıkla süren serüvenimde şu sıralar en severek kullandığım dağıtımı bütün masaüstü ortamları ve kurulum sonrası bazı yapılacaklar ile ele alıyorum: Linux Mint Debian Edition.

LMDE, son kullanıcıya daha çok hitap eden Debian keyfini çıkış amacı olarak edinmiş bir dağıtım. Debian‘ı bilgisayarınıza kurduğunuz zaman büyük ihtimal sistem fontundan memnun kalmayacaksınız. Kapalı kodlu olduğu için eklenmemiş sürücüleri tek tek belirleyip kurmanız gerekecek. Rahat bir kullanım için daha pek çok detayla uğraşmak zorunda kalacaksınız.

Oysa LMDE’nin mantığı, topluluğun esas dağıtımı olan Linux Mint’teki kullanıcı rahatlığını daha hızlı ve kararlı bir sistemde yaşatmak. Ve aylardır memnuniyetle kullandığım bir dağıtım olması sonucunda bunu bence başarabildiklerini rahatlıkla söyleyebilirim.

LMDE güncellemelerini güncelleme paketleri olarak sunmakta. Bu nedenle kimi zaman güncelliğini yitirmiş bir sistemi kullanmak zorunda bıraksa da kararlılığını en üst düzeye çıkarmak için tane tane değil toplu güncellemeler şeklinde ilerliyor. Yani güncel, kararsız olabilecek bir dağıtım yerine güncel olmayan, kararlı dağıtım mantığı var.

Ve LMDE’nin en güzel yanlarından biri olarak sistemi yalnızca bir kez kurmanız gerekiyor. Yani bir kere kurduğunuzda güncelleme alarak devam ediyorsunuz. Hiçbir zaman sisteminizi yeniden kurmak  zorunda kalmıyorsunuz.

Gerek Türkçe dil desteği gerekse Türkçe yardım açısından oldukça iyi durumda olan dağıtımın Türk topluluğunun forumuna bu adresten ulaşabilirsiniz:

http://forum.linuxmint.org.tr/index.php/board,138.0.html

Ve Güncelleme Paketi 4’ü içeren iso kalıplarını ise buradan indirebilirsiniz:

http://ftp.linux.org.tr/linuxmint/iso/debian/

LMDE’yi ister Xfce ister GNOME2 çatalı Mate isterseniz GNOME3 çatalı Cinnamon ile kullanabilirsiniz. Eğer artık güncellenmiyor olmasını sorun etmezseniz GNOME2 ile kullanabilme imkanınız mevcut. Bunun için Güncelleme Paketi 4’ten önce çıkmış olan iso kalıplarından herhangi biri ile bu yazıdaki depoları kullanmanız yeterli.

Ben, bilgisayarım 64 biti desteklediği için x64’lük hem Xfce hem Mate/Cinnamon kalıpları indirdim. Sanal makine ile çalıştırıp kurulumuna bir göz atalım. Sonra da bu üç masaüstü ortamına ait bazı detaylara yer verelim.

Sistemi Debian x64 seçtim. Cinnamon’un çalışabilmesi için görüntü ayarlarında 3D hızlandırmayı açtım ve sistem açıldı:

Varsayılan masaüstü ortamı görüldüğü üzere Mate. Linux Mint 11 masaüstünün neredeyse aynısı. GNOME2’ye kıyasla herhangi bir yenilik sunmuyor çünkü henüz hata ayıklama döneminden çıkabilmiş değil.

Hemen kuruluma geçelim:

Masaüstündeki Install Linux Mint kısayoluna çift tıkladım ve dil seçeneğim Türkçe. Konumumuz Europe/Istanbul. Standart Türkçe Q klavyem var benim. Klavye olarak Türkçe-Türkçe’yi seçiyorum.

Ve disk bölümlendirmeye geldik. Makinenizde bunları yaparken yaşayacağınız sorunlardan ben sorumlu değilim:

Sanal sabit diskimde önce kendi kendine bir disk tablosu oluşturdu. Takas alanını ilk bölüm yapıp bir de sistem bölümü ekleyen farklı bir düzendeydi. Ben oluşan bölümleri sildim ve şimdi kendim oluşturuyorum. Yani şu an sabit diskimde disk tablosu var ancak herhangi bir bölüm yok.

Sağ alttaki Bölümleri Düzenle’ye tıkladım ve New ile yeni bölüm oluşturuyorum:

5 GB civarı ext4 bir Kök dizin oluşturuyorum:

Ve aynı şekilde 2 GB’lık bir alanı da Ev dizini olarak seçmek için oluşturuyorum. Kalan 1 GB’lık alanım da takas alanı olacak:

Üstteki onaylama şeklinde olan Apply düğmesine tıklayıp onayladım ve tamamdır. Disk tablom hazır:

GParted ile işimiz bitti. Linux Mint’in yükleme yazılımına geri dönelim. Tablomuz Refresh deyince karşımıza geldi. Şimdi Kök dizin ve Ev dizinini belirtelim:

Kök dizinini: / ve Ev dizinini: /home olarak seçiyorum:

Görüldüğü üzere Ev dizinini biçimlendirmeyi önermedi. Eğer eski LMDE’miz varken üzerine temiz bir kurulum yapıyor olsaydık Ev dizinimizin ayrı olması kişisel dosya ve ayarlarımızın kaybolmamasını sağlayacaktı. Eğer sisteminizi yeniden kurmanız gerekecekse Ev dizinini benim gibi ayırmanızda yarar var.

Disk bölümlendirme ve atama işini tamamladık. Hiçbir şekilde disk bölümü şifreleme desteğinin olmaması üzücü.

İsim, kullanıcı adı, parola ve makine ismi ile bir yönetici hesabı oluşturduk. Şimdilik sadece bir tane yönetici hesabı oluşturabilmek mümkün. Diğer, mesela düşük yetkili hesaplarınızı ancak kurulumdan sonra oluşturabilirsiniz. Tamamlayamadığım yazımda, Chakra’da dilediğimiz sayıda kullanıcı oluşturabilmemize imkan verildiğini yazmıştım. O yazıyı tamamlamaya çalışacağım.

Sanal sistemimde hali hazırda GRUB kurulu olmadığı için sda’ya kurulmasını seçiyorum. Eğer bilgisayarımı başka bir sisteme ait önyükleyicinin çalıştırmasını isteseydim /boot dizininin yer aldığı disk bölümünü seçmem gerekecekti. Sonra da GRUB’a sahip olan sistemimden bu bölümü de başlangıç listesine eklemesini sağlayacaktım.

İleri ve son bir kontrol. Yükle diyoruz. Pek çok sisteme kıyasla çok hızlı kurulan bir dağıtım olduğunu siz de fark edeceksiniz. PC-BSD kurulumunun bir saati geçtiğini hala unutamıyorum. Sıradan bir sabit disk ile 10-15 dakika kadar sürecektir.

Artık yazılarıma daha az resim ve daha çok anlatım şeklinde devam edeceğim. Herhangi bir anlaşılmayan nokta için yorum bölümünü kullanabilirsiniz çünkü resimler çok fazla vaktimi aldığı için ihmal etmeme sebep oluyordu. Linux Dünyam olarak DistroWatch tarzı yazılara doğru gittiğimi hissediyorum 🙂

Kurulum yazılımının yarı Türkçe yarı İngilizce olması önemli bir eksiklik. Ama sistemi canlı olarak kullanım konusunda çok iyi bir işe imza atmışlar. Kurulum devam ediyorken kablosuz ağa bağlanıp internette dilediğiniz gibi gezinebilirsiniz.

Kurulum tamamlandı. Ok diyoruz ve kurulum yazılımı kapanıyor. Artık istediğimiz an sistemi yeniden başlatabiliriz. Sistem menüsünden Quit/Shutdown dedim ve kurulum diskini kendisi otomatik çıkardıktan sonra alıp Enter’a basıyoruz. Bu kadar.

Linux kernel 3.2.0 ile gelen sistem açılışta kullanıcı ismini ve şifresini soruyor. Varsayılan olarak Mate ve yanında ek olarak Cinnamon masaüstleri ile geldiği için bu oturum açma ekranında ortadaki pencere simgesine tıklayarak istediğimizi seçebiliriz. Eğer seçmezsek Mate açılacak. Ve bir kullanıcı hesabında dilediğiniz an oturumu kapatarak bunlar arasında geçiş yapabilirsiniz.

Önce varsayılan olan Mate ile açalım. İlk açılışta ayarlar kopyalandığı için birazcık bekletiyor.




Ve Linux Mint Metal teması ile gelmiş olan Mate 1.2:

Gerçi canlı masaüstünün aynısı. 5 GB’lık sistem bölümünde 400 MB’lık bir boşluğun kalmış olması birazcık daha büyük bir bölüme kurulması gerektiğini gösteriyor.

Hemen oturumu kapatıp eski bir sürümünü incelediğim Cinnamon’a geçiş yapıyorum.

Seçeneği Cinnamon yaptıktan sonra onaylayınca sadece o oturum için mi yoksa her oturum için mi şeklinde bir soru kutucuğu çıkıyor. Öntanımlı yapıyorum. Eğer sanal makinede deniyorsanız 3D hızlandırmayı açmanız şart. Aksi halde Cinnamon’u çalıştıramazsınız. Gerçek ortamda kullanırken ise grafik kartınızın 3D hızlandırmayı desteklemesi gerekiyor. Sizin kartınız bence kesin destekliyordur 🙂

Ve Cinnamon 1.4 açıldı:

1.2’nin incelemesini yazdığım ve 1.3’ü kullanmadığım için 1.2 ile 1.4 arasındaki dikkatimi çeken farklara değineyim.

Aklıma takılan nokta Cinnamon’un GNOME 3.2’ye dayalı olması. Oysa GNOME 3.4’e ulaşmış durumda. GNOME ile günbegün gelen yenilikleri de eklemek gibi bir hedefleri olacak mı zamanla göreceğiz.

Sağ altta küçük bir ok işareti ile temel ayarların ve ayarlama programının erişimi kolaylaştırılmış:

Dil desteğinin tamamlanmaması Türkçe topluluğa destek gerektiğini gösteriyor.

Panel Edit mode ile panellerin üzerindeki araçları sürükle bırak şeklinde taşıyabilme özelliği gelmiş. Cinnamon’un gelişme sürecinin başlarında olmasına rağmen araç desteğinin de hızla artması gayet güzel olmuş. Add/Remove applets ile alışıldık GNOME2’deki gibi araç seçimi yapılabilmekte. Other Settings ile yeni yönetim uygulaması açılıyor.

Troubleshoot menüsüne Cinnamon’u yeniden başlatmak için bir kısayolun eklenmesi çok iyi düşünülmüş. Ve herhangi bir hata veya istenmeyen bir durum için varsayılan ayarlara dönme seçeneği de gelişmekte olan bir masaüstü ortamı için mantıklı. Buradaki Looking glass seçeneğine tıklamanızı tavsiye etmiyorum. Hata ayıklama aracı ancak kapatmak sanırım mümkün değil. Oturumu kapatmam gerekti.

Bu menüdeki 5 seçeneğin 3’ünün aynı uygulamanın farklı sayfalarına gitmesi biraz garipsememe neden oldu. Yönetim uygulamasının 1.2’ye kıyasla çok daha düzenli bir hale gelmiş olması sevindirici. Ancak Türkçe desteği bulunmuyor.


Applets’lerde Recent Documents aracını eklemek istediğim an Cinnamon çökerek kapandı ve nasıl açacağımı da bilemediğim için kendimi terminale atıp oturumu kapattım. Tekrar açınca araç eklenmemiş bir şekilde açıldı.

Workspace switcher, çalışma alanları geçiş aracını ekledim. Her ne kadar sol üst köşe ile hem açık penceler hem de masaüstleri arası geçiş imkanı bence çok keyifli olsa da alışkanlık. İşaretçi kendi kendine sürüklenince insanın keyfini biraz bozsa da çok güzel bir özellik. Artı işaretine tıklayarak dilendiği kadar sanal masaüstü eklenebiliyor. Ve işaretçi hangi masaüstünün üzerinde ise o masaüstündeki pencelerin tamamı kayma efekti ile görünürde oluyor. Diğer masaüstlerinde ise normaldeki görünüm var.

Masaüstü sayısının artması ile birlikte yanyana sıralandığı için boş alan aşırı bir şekilde artıyor. 2×2’lik bir kare şeklinde döşenmesini beklerdim.

Yazının başlığından anlaşıldığı üzere şimdi de Xfce masaüstüne göz atalım:

Canlı olarak açıldı. Mate ile aralarında gerçekten küçük farklılıklar var. Sistem menüsü de farklı olmasa ilk bakışta anlaşılacak fark yok:

Thunar dosya yöneticisi ile gelmesi, ayarlama seçeneklerinin farklı olması gibi pek çok farklılıkla Mate’e kıyasla biraz daha az kaynak harcayan hafif bir dağıtım. Şu resim pek çok detayı sunuyor:

Yazının başında da belirttiğim gibi LMDE ile gelen pek çok yazılım
güncel durumda değil. Ayrıca depodakilerde de durum aynı. Yazılım
Merkezi, Linux Mint’teki program ile aynı. Ancak kullanılan depolar
farklı olduğu için içerik tamamen farklı. Ve LMDE açık durumda olmayan bir güvenlik duvarı ile birlikte geliyor. “Madem kapalı, niye yüklediniz?” diye bir soru geçti içimden.

Güncel durumda olmayan Firefox’unuzu Türkçeleştirmek için önce açıksa Firefox’u kapatıp Yazılım Merkezi veya Synaptic Paket Yönetici ile firefox-l10n-tr paketini kurabilirsiniz.

Windows yazılımlarını çalıştırabileceğiniz emülatör yani öykünücü yazılımı olan Wine’ı kurmak için önce depo listemize bir ekleme yapmamız gerekiyor. Root hakları ile çalıştırdığımız şu kod ile liste karşımıza gelsin:

Şu satırı bu listeye ekleyelim ve kaydedelim:

Pluma metin düzenleyiciyi kapattık ve Uçbirime:

diyerek anahtarımızı da aldık. Sırada paket listemizi güncellemek var:

Ve yüklemeye hazır. Yükle diyelim:

Ve tavsiyem olarak Wine’ı daha iyi kullanabilmek için PlayOnLinux‘u da kurmanız.

Yeni nesil NVIDIA grafik kartları için kapalı kodlu sürücüleri kurmak istiyorsanız Synaptics ile nvidia-kernel-dkms nvidia-glx build-essential nvidia-settings nvidia-xconfig paketlerini kurduktan sonra mutlaka nvidia-xconfig komutunu çalıştırın. Sistemi yeniden başlatın.

Ayrıca Yazılım Merkezi’nde ttf-mscorefonts-installer paketini yükleyerek sistemin pek çok önemli fonta daha destek vermesini sağlayabilirsiniz.

Bu şekilde şu an kullanmakta olduğum dağıtımı ele almış oldum. Ben gözüm Cinnamon’a henüz alışmasa da bu sistemi kullanmaktan gayet memnunum. Şu an 30 kadar sekme ile Firefox ve Nautilus açık, iki adet sanal makine çalışıyor, yazılım merkezi açık ve az önce paket dahi kurdum. Ancak ne bir donma ne de bir kasılma yaşıyorum. Sistem kaynaklarını çok iyi kullanan bir dağıtım olduğuna garanti verebilirim. Yani Xfce’li kalıbı en eski nesil netbooklarda dahi hiç çekinmeden deneyebilirsiniz.

Yetersiz dil desteği, kararsız masaüstü ortamları, güncel olmayan yazılımları, hataları vs ile pek çok yönden eleştirilecek bir dağıtım olduğu ortada.

Peki siz Cinnamon, LMDE veya Mate hakkında ne düşünüyorsunuz? Hatalarım, eklemek istedikleriniz veya herhangi bir şey için yorum eklemekten çekinmeyin.

Kolay gelsin.




Yorumlar 13

  • Öncelikle elinize sağlık…

    Henüz kaldırdığım bir sistem. İlk izlenim olarak gayet hoş gelse de bana genede çeşitli yönlerden eksikleri var. Mate ortamında karşılaştığım sorunları kısaca dile getireyim.

    İlk sorunumu Compiz’de yaşadım. Compiz etkinken işlemci kullanımı yüzde 60’larda oluyordu. http://forum.linuxmint.org.tr/index.php/topic,2940.0.html burada yardımcı olan arkadaş sağolsun sorunuma derman buldu. Uygulayınca normale dönüyor.

    Diğer sorunum varsayılan uygulamaların değiştirilemiyor oluşuydu. Benim için önemli olanı da browser problemiydi. http://forum.linuxmint.org.tr/index.php/topic,3599.0.html gene buradaki arkadaşlar sağolsun bu sorunum da çözüldü sayelerinde. Yalnız tuhaf gelen tarafı bu problemin 2012.04 ile çözülmüş olmasıydı. Öyle deniyordu… Ama bende problem olduğu gibi devam ediyordu niyeyse.

    Awn yükleyince baya bir bağımlılık falan çıktı. Gnome-Shell ortamı yüklendi Awn’yi kurunca. Bilgisayarı yeniden başlatınca bir türlü giremedim masaüstüme. Çöküp durdu. Neyse onu da tekrar tekrar Mate-Gnome Classic-Cinnamon ortamlarını falan deneyerek bir şekilde Mate’ye ulaşarak çözdüm. Çözdüm derken girebildim manasında. Sonra da bir daha masaüstü ortamını değiştirmedim. 🙂

    Awn’de “Kapat” applet’i ve birkaç applet daha ne yaptıysam çalışmadı bu arada. Doğrusu üstteki olaylardan sonra çok araştırıp düzeltme çabası içerisine de girmedim.

    Panelde şarkı değişimi için indicator kurdum. Ama indicator eklediğimde “Gösterge yok” diye bir hatayla karşılaştım. Gene aynı şekilde üzerine gitmedim. (Ben bir Linux cahili ve acemisiyim henüz. 🙂 )

    Bunlar karşılaştığım sorunlardı. Ama şöyle de bir şey var. Şimdiye kadar kullandıklarım arasında (her ne kadar kısa sürmüş olsa da) Lmde 2012.04 en çok zevk aldığım dağıtım oldu diyebilirim. Mate ortamı bir gelişsin… Bence çok güzel olacak benim gibi eski kafalılar için. Gelişsin diyorum ama şimdiki haliyle bile çok güzel bana göre.

    Son olarak Linux Mint Debian Edition’da emeği geçen herkesin eline koluna sağlık. Sizin de tekrardan elinize sağlık böyle bir yazı için. Devamı dileğiyle.

  • selamlar, öncelikle blog için çok teşekkürler, çok faydalı bir linux kaynağı, linuxa yeni başlayan birisi olarak merak ettiğim bir şey vardı: hard disk bölümlendirme şemasını biraz anlatırsan sevinirim. mesela /, /home /boot ne anlama geliyor… ben daha önce sanal makineye kurulum yaptım sadece swap alanı ayırdım ve geri kalanı / olarak ayırdım. ama hard diske kurulumda hard dsiki parçalara ayırmak ve ilerde doğabilecek aksaklıklardan sonra hard diske format attığımda bilgilerin bir partitionda güvende kalması için kurulumu nasıl yapmam gerekecek.mesela 320 GB lık windows yüklü hard diskimi 80 ve 240 diye ikiye ayırıp programları 80 Gblık birinci kısma datalarımı da diğer D kısmında saklıyorum.bu işi linuxda nasıl yapacağız, hard diski kurulumda veya daha sonra nasıl ayıracağız…çok teşekkürler şimdiden iyi yayınlar.bir de site hakkında küçük bir önerim. site pek “light” sayılmaz, arka plan resminden temalardan falan sanırım yüklenmesi ve dolaşması zaman alıyor, eğer siteyi biraz “hafifletirsen” çok daha süper olacaktır…teşekkürler

    • Yorumunuz için ben teşekkür ederim. Linux’ta da aynı Windows’taki gibi belirli özellikteki dosyalar standartlaşmış bir dizinin içinde saklanır. Tek amaç daha derli toplu olmaktır. Zamanında kullanıcı hesaplarının saklandığı dizin /home, sistemi başlatan dosyaların saklandığı ise /boot olarak uygun görüldüğü için bu şekilde devam etmektedir. Ancak sistemden sisteme bunlar farklılıklar gösterebilir. Eğer kafa karışıklığına sebep olmak istenmiyorsa bu yazımda belirttiğim standartlara bağlı kalınır.

      Hard disk bölümlerinin mantığını şu şekilde özetleyebilirim. Bütün Linux sistemlerde sadece ama sadece bir adet kök dizin “/” bulunur. Hard diskinizin tablosunda oluşturduğunuz bölümlere Linux’ta Windows’taki gibi bir harf ile değil atandığı dizin aracılığı ile ulaşabilirsiniz. Bölüm bağımsız bir sabit disk bölümüdür, erişim noktası ise bölümü atadığınız klasördür.

      Yeni bir sistem kurarken desteklenen formattaki herhangi bir sabit disk bölümünü herhangi bir klasöre atayabilirsiniz. Örneğin bir sabit disk bölümünü kişisel dosya ve ayarların saklandığı /home klasörüne atamışsanız, sabit diskinizin bölümleri ile uğraşırken o bölüme dokunmadığınız sürece dosyalarınızı kaybetmezsiniz. Ve yeni sistem kurarken o disk bölümünü yine /home dizinine atadığınız an bütün dosya ve ayarlarınız aynen geri gelmiş olur. Yani dikkat etmeniz gereken şey, ayırdığınız o bölüme dokunmamak ve onu tekrar aynı konuma atamak. Bu şekilde farklı bir Linux dağıtımını dahi önceki ayar ve dosyalarınızın olduğu kişisel klasörünüzle kullanabilirsiniz. Tabii ki ayarların çakışma ve uyum sağlamama gibi sorunlar çıkarması mümkün.

      Blog yazılarının çok fazla resim içermesi gerekiyor 🙂 Bu nedenle her yazı gayet zor yükleniyor. Resimlerin önemli olmayanlarını daha küçük önizleme ile ekliyorum. Blogger’ın özelliği ile resim görünen boyutta oluyor yani gerçek boyutundan daha küçük. Resimlerin net olması adına png formatında yapıyordum ancak bundan sonra sıkıştırılmış jpg resimler olarak paylaşmaya çalışacağım. Boyutları çok daha küçük olacağı için daha hızlı yüklenecek. Kota dostu olmak için daha önceden düşünmem gerekirdi aslında. Öneriniz için çok teşekkür ederim 🙂 Başka neler yapabilirim düşüneceğim.

  • LMDE ile alakasız fakat siz normalde hangi dağıtımı kullanıyorsunuz?

  • 64 mb onboard notebook a kurdum ama cinnamon 3d efektlerini açabilirmiyim

    • Cinnamonun kendisinin çalışabilmesi için 3D desteğinin olması gerekli. Aksi halde GNOME2 benzeri yani alakasız bir arayüz sunuyor. Bayağı geç yanıt döndüm ama sizin arayüzünüz üsttekilerden farklı mı?

  • walla çok iyi oldu bu yazı.. çok çok teşekkürler

  • Sizin Linux dağıtımları konusunda çok deneyimli olduğunuz ortada. Acaba siz hangi dağıtımı kullanıyorsunuz, en çok hangisini beğendiniz ?

    • Estağfurullah, sadece, değişik değişik dağıtımları denemekten keyif alıyorum. Ben şu an LMDE x64 Cinnamon kullanıyorum ancak Arch x64 KDE ile arasında kararsız kalmış durumdayım 🙂

  • lmde mate ile ubuntu mate arasındaki fark nedir? ubuntu mate daha iyi değil mi? sonuçta arkasında canonical var ama lmde bağımsız topluluk tarafından destekleniyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.