LXLE 14.04.3 Kurulum ve İncelemesi



Düşük kaynak tüketimli LXDE masaüstü ortamına sahip dağıtımlar arasında oldukça ilgi gören LXLE’nin yeni sürümünü kurup sistemin detaylarına bakalım.

Ubuntu 14.04.3 LTS temelli olduğu sürüm numarasından da belli olan dağıtım esas olarak LXDE masaüstü ortamlı Lubuntu’yu temel alıyor. Dağıtımı

http://sourceforge.net/projects/lxle/files/Final/OS/

resmi bağlantısından indirebilirsiniz. Sistem gereksinimleri olarak 256 MB RAM, 800 MHz’lik bir işlemci, sıradan bir ekran kartı ve 8 GB disk alanı.

KURULUM

Kalıplar hem canlı olarak çalıştırılabiliyor hem de doğrudan kurulum ekranı açılabiliyor. Ben canlı çalıştırdım ve kurulum uygulamasını açtım. Bildiğimiz Ubuntu kurulumu kullanılmış.

Dil olarak Türkçe’yi seçtiğim zaman defalarca denememe rağmen kurulum tamamlanamadan çöküyor. Yani dil olarak İngilizce seçilerek kurulum yapıp sistemi sonradan ayarlamak gerekli. Bilgisayarı internete bağlayıp güncelleştirmelerin kurulum esnasında alımı ve bazı kod çözücüler için onay verdim.

Disk seçimi için Something Else diyorum ve sistemin kurulacağı kök dizini / ayarlıyorum. Sonra da RAM miktarım kadar bir takas alanı.

Bölge ve klavyede İstanbul ve Q klavyeyi seçtim, kullanıcı adı ve şifresi. Kurulum ancak İngilizce olarak tamamlanabiliyor.

SİSTEM

Güzel bir başlangıç ekranı ile sistem açıldı ve masaüstü İngilizce olarak karşımda. Sistem menüsünden Preferences > Language Support uygulaması ile önce eksik paketlere onay verdim. İnen dil paketlerinin içinde hem Türkçe hem de İngilizcenin farklı çeşitleri de vardı. Türkçe’yi sürükleyip en üste bıraktım ve Apply System-Wide dedim, sistemi yeniden başlattım. Sistem bu sefer Türkçe olarak açıldı. Ancak tamamen Türkçe değildi:

Sol alt uygulama çalıştırıcı simgelerinde ekli olan dosya tarayıcı kısayolu sabit olarak ayarlandığı için qwerty isimli kullanıcının ev dizinini açmak istiyor. Oysa belirlediğim kullanıcı ismini alması gerekirdi.

Masaüstünde ilk dikkat çeken şey ekranın sol tarafına işaretçiyi götürünce ortaya çıkan rıhtım menü. Dosya yönetici olarak seçilmiş olan PCManFM’den Yazılım Merkezine kadar on uygulamanın kısayolu eklenmiş. Üzerinde sağ tıklayıp ayarları seçince istediğimiz uygulamayı ekleyebileceğimiz bir pencere açılıyor.




Diğer dikkat çeken şey ise ekranın sağ üst tarafındaki sistem bilgisi ekranı. İşlemci, RAM, sabit disk alanı, batarya, çöp ve ağ hızını gösteren küçük bir araç eklenmiş. Sistem çekmecesindeki sağa bakan ok işareti ile açılıp kapanabiliyor. Neden sistem çekmecesini kalabalıklaştırmışlar anlayamadım.

Sistem tam 100 adet hepsi de birbirinden güzel duvar kağıtları ile geliyor. Alt panele rastgele duvar kağıdı değiştirmek için de bir kısayol eklenmiş. Tarayıcı olarak Mozilla Vakfına ait SeaMonkey tercih edilmiş. Kod çözücüler kurulu halde geldiği için her şey doğrudan kullanıma hazır durumda. Aerosnap desteği de eklenmiş.
Ayrıca sürekli açık halde olan yazıcı desteği, ağ üzerinden dosya paylaşımı ve zram (RAM kullanımını azaltıp işlemci kullanımını artıran) uygulamaları hazır kurulu halde geliyor. Açıkçası, hafif olması hedeflenen bir sistemde bunları kullanıcıya bırakmamanın sebebi nedir? Sisteme ağırlık getirecek paketler açısından biraz daha temelde tutmalarını beklerdim.

Paket kurulumunu ise ister Lubuntu Yazılım Merkezi ister Synaptic ile yapabilirsiniz. Güncelleme için herhangi bir araç eklenmemiş. Dolayısıyla Synaptic ile yapabilirsiniz. Sistem menüsündeki Update kısayolu Synaptic’i çağırıyor.

Sistem yapılandırmasını openbox Yapılandırma Yöneticisi ve LXDE’nin kendi araçları ile yapabilirsiniz. Hangi ayar hangi uygulamada hangi sekmede derken biraz uğraştırıyor.

ÖZETLE

Kurulum uygulamasında yaşadığım çökmeler ve dil seçiminin sonradan yapılmasının gerekmesi ilk izlenim açısından oldukça kötüydü. Sistem zaten dil desteği açısından da pek iyi durumda değil. Sonradan kurulması mümkün olan pek çok paketin oluşturduğu kalabalığı da gereksiz buluyorum.

Performans-Yetenek-Kişiselleştirilebilirlik arasında denge kurmaya çalışılan sistem LXDE masaüstü ortamını beğenip de Lubuntu’ya seçenek arayan kullanıcılar için tasarlanmış. Eğer Lubuntu’yu yetenekleri az bir sistem olarak bulduysanız LXLE’yi mutlaka denemelisiniz.




Yorumlar 11

  • LXLE öyle zannediyorumki,lubuntu’nun süslü sentezlemesi telif hakkı anlaşmalarından ötürü,son kullacının ihtiyaçlarına ve gereksinimlerine cevap verecek düzeyde sistemler özelleştiriliyor,dolayısı ile ortaya güzel işler çıksada dil paketleri,uyumluluklar vs.ufak tefek pürüzler ortaya çıkıyor.Uzun zamandır işletim sistemleri ingilizce olarak kullanmakta yanayım alışkanlık diyelim nitekim kurduğum sistemler ve uygulamalarda sorun genel olarak yaşamadım fakat farklı dillerde her nedense bazı sistemler hata veriyor çöküyor benzer sorunlar yaşatıyor.İngilizce dilinde kalmak gerektiğine inanıyorum ülkemizde bir hazırcılıktır gidiyor findows tutkunluğu desteği genişletilseydi pardus’ta yola devam etseydik umarım tekrar geri gelir (pisiden haberim var) ama çok orjin bulmadım doğrusu malumunuz debian bağımlılıkları kernel vs. fazla uzatmıyayım LXDE iyi bir sistem fakat ben yinede Xfce arayüzü daha mantıklı buluyorum sistem hakkında bilgilendirme için teşekkür’ler çalışmalarınızda başarılar saygılarımla 🙂

  • small iso file size doesn’t mean lightweight. lightweight means how much system resources the os uses, not how many programs are on the system, that is called a minimal install os. Read the description on the website.

    • Thank you for your comment. With ” not lightweight” I tried to mean it has more elements like the panels on the right and left, more functions like cups, samba, zram. Somehow it uses more resources than lubuntu. And I don’t write any technical words on basic reviews. It has bad effects on newbies. So I could only say it has many programs installed. I will change some of my words for clarification. And lxle.net is not reachable from Turkey. I had to use a proxy server.

  • Rica etsem Kubuntu 15.04 incelemesi yapar mısınız?

    • Önümüzdeki ay bütün ubuntu ailesinin 15.10’u çıkacak. Fırsatım olursa bir şeyler yazmak isterim. İlginiz için teşekkür ederim.

  • md5sum dogrulanamadıgı için bir yıl içinde en az 25 defa indirdigim wattos iso dosyasını bir türlü denemek kısmet olmamıştı, nihayet bundan 20 gün kadar önce sorunsuz kurdum.
    Kurulumdan sonra gördügüm manzara karşısında bugüne kadar denedigim veya kullandıgım lxde dagıtımlarının çok geride oldugunu da anlamış oldum. Wattos işletim sistemi lxde’nin tam olarak hakkını veren tek dagıtım oldugunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hız, kararlılık, yetenek, performans ne ararsan hepsini wattos’da buldum. Özellikle diger dagıtımlarda işlemciyi yüzde doksanlara çıkaran aynı programların wattos’da yüzde20-30′ larda seyretmesi beni çok şaşırttı…
    Siz son çalışmalarınızı lxde üzerinde yapınca bunu da bir paylaşayım dedim…

    Sağlıkla kalın…

    • Paylaşımınız için teşekkür ederim. Yazı konusu önerileriniz olursa memnun olurum. Wattos aklımda olacak.

  • LXde masaüstü ortamını beğeniyorum. Bu yüzden LXLE’yi denemek istedim. Ancak, bahsettiğiniz gibi kurulum son aşamada çöktü, iki kere denedim aynı şekilde çöktü. Bunun üzerine aynı kulvardan Peppermint ve Chromixium denedim. Bunlar çökmedi. Dediğiniz gibi İngilizce kurmak lazım.
    Ayrıca şunu sormak istiyorum: Neden bu kadar çok dağıtım var? Pek çoğu birbirinin aynısı ise neden dağıtım adı altında ayrı bir işletim sistemi sayılmakta? İhtiyaçtan mı, yoksa solun bölünmesi gibi fraksiyonel mi, yoksa kurumsal mı, zevk mi? Anlayamadım gitti! Şu an 800 küsur aktif, bir o kadar uykuda dağıtım var! Yani çokluktan şikayet ettiğimden değil, neden birbirinin aynısı dağıtımlar var onu merak ettim. Selamlar.

    • Özgürlük demek farklı fikirler demektir. Benim şu an kullanmakta olduğum yapılandırmayı canlı açılabilecek şekilde ayarlayıp bir kurulum uygulaması eklememin önündeki tek engel bunu gereksiz görmem. Siz de birkaç değişiklik yaparak yeni bir dağıtım çıkarın, kullanalım 🙂 Zamanla, azminiz varsa ve tecrübeniz arttıkça tamamen sıfırdan sistem oluşturabilirsiniz.

  • Önceleri ben de sizin gibi aynı soruları kendime sorardım. Aslında birbirinin aynı gibi görmek biraz da ilk linux dönemlerinde oluyor, kurulum ve kullanımlardan tecrübe aldıkça aradaki farkları insan daha iyi farkediyor. Örnegin; lxle, peppermint, lubuntu, wattos, ualinux, zorinos lite hepsi ubuntu tabanlı ve hepsi de lxde masaüstü üzerine geliştirilmiş, ilk bakışta aynı gibi görünüyor, ancak gerçek farkı kullanımdan sonra anlaşılıyor. Ufuk Köyrük üstadımızın çalışmalarına dikkat edersek, aradaki farklar kurulum aşamasında dahi kendini gösteriyor, bir de kullanım esnasındaki farkı düşünün.
    Yine bir örnek vermek gerekirse, iso indirme hatası yüzünden ancak bir yıl ugraştan sonra kurabildiğim wattos lxde yukarıda saydıklarımdan çok farklı, böylesine performanslı, kararlı, yetenekli ve hatasız bir işletim sistemine rastlamadım.
    Wattos neden bu kadar farklı oldugunu da araştırdım, megerse lxde masaüstünü i3 masaüstüne uyarlamışlar ve mükemmel bir dağıtım ortaya çıkmış.
    Üstadımızın son cümlesi aslında her şeyi özetliyor
    “Zamanla, azminiz varsa ve tecrübeniz arttıkça tamamen sıfırdan sistem oluşturabilirsiniz”…

  • Selamlar.
    Beş tane iyi dağıtım seç desen Lxle de bunların arasında olur. Hızlı, kararlı. Güncellemesi kolay, yazılım kurması basit. Varsayılan tarayıcı SeaMonkey, bu da iyi. Favorilerimden biri (bu favori kelimesini sevmem mecburen kullandım).
    Saygıdeğer kardeşim, Wattos’a gelince, kurdum, ekranda binlerce kez büyütülmüş balarasını görünce zaten bunda iş var dedim. Henüz keşfetmiş değilim, ayrıntılar sizden. Yazılım nasıl kuracağız, nasıl güncelleyeceğiz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.